Yeni Üniversiteli Tercih Edeceği Üniversiteden Ne Bekler?

1- Apartmana sıkışıp kalma! Hayallerindeki kampüste yaşa!

Şehrin kavgası gürültüsü bir yana, kendini hala sınav peşinde sürünüp giderken lanet ettiğin dershanende gibi değil de; çimeninde bol bol selfieler çekip, elinde kitabınla kahveni yudumladığın tam da filmlerdeki gibi bir kampüs düşün. Üniversite demek, kampüs demek!

2- Kitaplar en yakın dostun olsun!

Teknolojiyi bir kenara bırakıp, hala kitap kokularından ve kütüphanelerden vazgeçemeyenleri düşünelim şimdi. Kendini yalnız hissettiğinde 2.500 m² alan içinde 200.000 ciltlik koleksiyondan dilediğin kitabı seçebilir, kendine yepyeni bir dünya yaratabilirsin!

3- Evin kampüste, uykusuz derse girme tarihin tozlu sayfalarında!

Sen üniversiteli olmayı, lisedeki gibi saat 9 oldu mu evde olmak mı zannettin? Sabahlara kadar gezmeler, arkadaşlarla sohbetler, kahkahalar gürültüler e haliyle geç kalınan dersler; eksik kalan notlar.. Alarmları saatler öncesine değil de, 10 dakika öncesine kurup okula koşarak yetişmeye çalışmak, nasıl güzel bir bilsen!

4- Hoca, arkadaş gibi olmalı. Senin dilinden anlamalı!

Üniversiteye geçtiğinde hocalarının seninle ilgilenmeyeceğini düşünüyorsan, unut bunları! Onlarca seçilmiş yıldız eğitimci; tüm bilgi ve deneyimini kuşanıp, senin eğitimin için birebir yanında olacak. Korkmana, çekinmene ve ön yargı duymana gerek yok. Kariyerin için her ne gerekirse, yanındayız!

5- Hep teori hocam hani bunun uygulaması!

Yıllardır söylüyoruz ya "Hocam bu bilgileri nerede kullanacağız?" diye, işte tam burada kullanıyoruz! Türkiye'nin tek Mimarlık ve Tasarım Atölyelerine sahip üniversitesinde, yazacağız, çizeceğiz, lafta kalmadan deneyerek ve uygulayarak büyük işler yapacağız!

6- Hayallerinin bir parçası, uykuların rüyaların hep yurt dışı!

Lise boyunca yurt dışı hayalleri kurup, sosyal medyanın milyon farklı köşesinden insan takip ederek, artık "şu lise bir bitsin.." gibi cümleler kuran yeni üniversitelinin en büyük hayali, yurt dışında hem eğlenebileceği, hem de kendini geliştirebileceği günler geçirebilmek. İmkansız zannetme, dünyanın dört bir yerindeyiz!

7- Medyanın her alanında okurken deneyim kazanacağın bir İletişim Fakültesi de mümkün.

O herkesin bilinçsizce "Türkiye'de İletişim Fakültesi okumak zor" diyerek, tek hayali İletişim Fakültesi olanlarınızı bir hayli üzdüğü şu günlerde; üniversitenin içinde bir çekim platon varsa ve okurken staj yapma imkanın oluyorsa, kimse bu laflara inanmamızı beklemesin!

8- Önce deneyim, sonra başarı!

“En usta kimse, bir zamanlar en çok yanlışı yapan kimsedir.” Hata yap, hata yapmaktan korkma! Sanal duruşma salonları ve stüdyo olanaklarıyla, hata yaparak mesleğini yerinde öğren; tecrübe edinmeden başarılı olamayacağını unutma.

9- Bursunun kesilmediği bir üniversite hayal etsene!

İstanbul'un zaten bir hayli seni maddi olarak yoracağı bir kesin, peki ya üniversiten sana sunduğu geniş burs olanaklarıyla omzuna bir el koysa; fena olmaz mıydı? Sonuçta her gün bir kahve alsan, iki günde bir de sen gezip tozsan.. Öğrenci olmak zor zanaat!

10- Ne olacağına karar vermek için, asla geç değil!

19 yaşında karar vermeye çalıştığın o meslek, ya okurken değişirse? Ya başka bir ders ilgini çeker ve o alana kaymak istersen? Sanma ki yeniden sınava hazırlanacaksın, üniversitenin çift anadal ve yandal imkânlarıyla istediğin bilgiyi ve dersi al; ne olacağım kaygısını bir kenarda bırak!

11- Uluslararası kelimesi, sence de biraz önemli değil mi?

İnsanların akademik kariyerlerini, iş hayatına girdikten sonra globalle desteklemeye çalıştığı bugünlerde; yapma etme gözünü seveyim, okurken dünya standartlarını göz önünde bulundurarak öğrenmek ve yaşamak varken, sonradan uğraşmak niye?

Peki bunca mükemmel fırsatı bir okulda bulabilmeniz mümkün mü? Sadece Maltepe Üniversitesi'nde mümkün!